İngiliz Kraliyet Ailesinin Mutfak Sırları

October 22, 2018

 

Sofralarda eksik olmayan baharatlardan, anneannelerden torunlara aktarılan tariflere, hasta olunca kaynatılan çorbalardan, özel günlerde pişen kurabiyelere; her ailenin kendine ait bir mutfak geleneği, bir sofra kültürü vardır...

 

Bireysel seyahatler ve keşifler, ailede kepçeyi tutan kişinin damak zevkini şekillendirirken, evliliklerle birleşen ailelerden ortaya çıkan sentez, sofra kültürü üzerinde belirleyici rol oynar.  

 

Muftak geleneği üzerinde en az aile tarihi kadar etkisi olan bir diğer unsur ise üzerinde doğup büyünen ülkenin sosyo-politik tarihi, coğrafyası ve dini/kültürel gelenekleridir dersem sanırım siz de düşününce katılırsınız söylediklerime. 

 

Ve bu durum dünya çapında halen varlığını sürdüren kraliyet aileleri için de farklı değildir. 

 

Yakın zamanda izlediğim ve İngiliz Kraliyet Ailesi’ni konu alan “Kraliyet Ailesi’nin Mutfak Sırları” belgeseli, İngiliz Kraliyet Ailesi'nin bugünkü sofra ve mutfak kültürünü mercek altına alırken, verdiği tarihsel referanslarla, kimi zaman “garip” olarak nitelendirilebilecek bir takım gelenekleri perspektife oturtuyor.

 

İşte İngiliz Kraliyet Ailesi’nin mutfağıyla ilgili belgeselden derlediğim 8 ilginç gerçek:

 

1. Herşeyin en iyisini seçerler

 

Sadece kraliyetin parçası olan ülkelerde değil, Türkiye'de dahi sadece İngiliz Kraliyet Ailesi için yüksek kalitede üretim yapan yetiştiriciler ve çiftlikler var.

 

İngiliz Kraliyet Ailesi tükettikleri gıdanın nereden geldiğini ve nasıl üretildiğini mutlaka sorgular. Sevdikleri balıkların, sebzenin ve meyvenin anavatanı neresiyle, bu ülkelerdeki en kaliteli üreticilerden, mevsiminde gıda tedariği yapılmasını isterler. Dolayısıyla saraylarda her ürünün satınalmasından sorumlu uzmanlar çalışır.

 

 

Mutfaklarında ve masalarında kullandıkları tüm ekipman da yine özenle seçilir. Gıdaların besin değeri üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmayacak veya doğru sunum için gerekli (orijinal tarifin parçası) tencere, tava, bıçak vb. malzemelerin, usta üreticilerden temin edilmesini isterler.

 

 

Satınalmalarında etiket değil, malzeme kalitesi, özen ve usta işçilik ararlar. Mutfak satınalmalarının her noktasında; iş yaptıkları kurumların tarihi ve geleneği, ayrıntıya gösterdikleri özen, kullandıkları malzemenin ve çıkardıkları işin kalitesi İngiliz Kraliyet Ailesi için çok önemlidir. 

 

2. Sadelik ve zerafet önemli sofra değerlerinden

 

Çoğunluğu antika ve tarihi öneme sahip olmak üzere; en yüksek kalitede, en değerli porselen takımları ve kıymetli metallerden çatal bıçak setleri kullanırlar. Bununla beraber mütevazi bir imaj çizmek/korumak İngiliz Kraliyet Ailesi için önemlidir. Önemli misafirlerini bile gösterişten uzak zarif sofralarda ağırlarlar.

 

Sofra ritüellerinin sürekliliği, ağırlamaların yapıldığı salonların tarihi önemi, menü içeriğinde - misafir özelinde, tarihsel olarak veya mevsimsel - ayrıntıya verilen önem ve masa düzenine gösterilen itina, İngiliz Kraliyet Ailesinin sofralarının kalite parametreleri olarak düşünülebilir.

 

 

3. Yemekler her zaman küçük porsiyonlar olarak servis edilir 

 

Özellikle genç jenerasyonun yaşam stili tercihleri kimi zaman aksini işaret etse de, İngiliz Kraliyet Ailesi israfı hayatın bütün alanlarından çıkartma geleneğine sahiptir. Bu gelenek kendini sofra etiketinde küçük porsiyonlar olarak belli eder. Aile günde beş öğün yemek yer ve porsiyonlar usta şefler tarafından her zaman aşırıdan uzak (ne çok sıcak, ne çok soğuk, ne çok fazla, ne çok az) bir şekilde hazırlanır. Doymayan her zaman istediği yemeğin fazlasını alabilir yalnız tabakta yemek bırakmak kesinlikle hoş karşılanmaz. Prens Charles ve Prenses Diana'nın, önceki akşamdan artan yemekleri ertesi gün yedikleri bilinen bir gerçektir.

 

4. Sofralarına "bizzat" özen gösterirler

 

 

Onlarca odalı saraylarda, onlarca hizmetkar ile yaşıyor olmalarına rağmen, özellikle dışarıdan bir misafir geleceği zaman - ilk misafir saraya girmeden - Kraliçe bizzat kendisi yemeğin verileceği salona giderek, masayı ve ikramları gözden geçirir.

 

Özel bir misafir olsun veya olmasın, sarayda herkes akşam yemeği için şık giyinmek zorundadır. 

 

5. Geleneklere önem verirler

 

Bir iki örnek vermek gerekirse...

 

Bugün hala Kraliyet ailesinin verdiği kokteyllerde minik sandviçler asla köşeli hazırlanmaz. Bunun nedeni eski zamanlarda monarşiye sunulan her *köşeli* şeyin, kralı veya kraliçeyi tahttan indirme niyetine işaret etmesidir. 

 

 

Kraliçe, her sene yazları geçirmek için gittiği İskoçya'da, sofraya gaida sesi eşliğinde gelir

 

Menüler Kraliyet'in resmi dili İngilizce olmasına rağmen Fransızca hazırlanır... Bunun nedeni tarihsel olarak Kraliyet ailesinin hazırlattığı bütün özel yemeklerin ("haute cuisine") orijinal isimlerinin Fransızca olması ve tutarlılık adına Fransız mutfağına ait olmayan diğer menü öğelerinin de aynı şekile fransızca hazırlanmasıdır.  

 

 

6. Sofrada etiket

 

 

Tahta geçme sırasına göre salona giren İngiliz Kraliyet ailesi mensupları, sofrada da bir takım etiket kurallarını takip ederler. Örneği Kraliçe yemeğe başlamadan yemeğe başlanmaz veya Kraliçe yemeğini bitirdikten sonra, yemeğe devam etmek yasaktır.

 

Kraliyet ailesi mensupları çay içerken, bardağı doğru tutmak ve bardağın hep aynı noktasından çayı içmeye devam etmek zorundadırlar.

 

 

7. En sevdikleri yemekler

 

Kraliyet ailesinin üyeleri özel bir yemek istedikleri zaman mutfağa inerek aşçıya ne istediklerini söyler, kimi zaman da genel olarak hazırlanan menüye göz gezdirirlermiş. 

 

Kraliyet ailesinin favori yemeği portakal soslu ördek.

 

Lady Diana ise fırında özel olarak hazırlanmış aşağıda resmini göreceğiniz patatesi çok severmiş. 

 

 

Son yıllarda güzel eşleri ile gündemden düşmeyen prenslerin ikisi de McDonald's kaçamakları ile bir kaç kez gündeme gelmişlerdi.

 

Bitter çikolataya olan sevgisi bilinen Kraliçe ise her hafta kendisi için özel hazırlanan menüden yiyeceklerini seçip tercihlerini mutfağa gönderirmiş. Menüde kendine ait topraklarda avlanmış hayvanları görmek çok hoşuna gidermiş. Saray çalışanlarının tadına bile bakmalarının yasak olduğu çikolatalı bisküvili keki olmadan asla yolculuğa çıkmazmış.

 

 

8. Yasaklar

 

Zehirlenme riskini minimize etmek için kabuklu deniz mahsüllerini çok eski zamanlardan beri yememeyi tercih ediyorlar.

 

 

Sarımsak (ağız kokusuna neden olduğu için) ve  makarna  (Kraliçe nişasta sevmediği için) Kraliyet menülerinde asla göremeyeceğiniz gıdalar.

 

Bu yazıya ilham veren belgeselin tamamını bu linki takip ederek izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=did6mMxAI6U

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Yeşilce Mah. Emirşah Sok. No:21 (Impact Hub)

4.Levent Sanayi Kağıthane 34418 İstanbul

Aromaterapi&Co_edited.png