Pagan Yeni Yılında Ayşe Tolga İle Göbekli Tepe'deydim


28 Ekim - 31 Kasım tarihleri arasında Başka Rota'nın Ayşe Tolga imzalı programlarından "Ayşe Tolga Ve Erhan Altunay İle Göbekli Tepe" gezisine katıldım.


Her şey tek kelimeyle HARİKAYDI!


Neden ve nasıl derseniz...


Biliyorsunuz Urfa pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir. Edessa ve El Ruha isimleri ile de bilinen tam bir peygamberler - veya görüyorum ve arttırıyorum ki "kutsal ruhlar şehri".


Dünyanın... Dünya ve insanlık tarihinin eşsiz, çok özel bir noktası...


Ben kendimi her Urfa ziyaretimde hep çok iyi hissettim, hiç ayrılmak istemedim.


Havasından mı, suyundan mı, yemeklerinden mi bilmiyorum ama Urfa'da bana enerji veren, beni mutlu eden bir şeyler var...


Hepsinin üzerine araştırmacı yazar Erhan Altunay'ın anlatımı ile ziyaret ettiğimiz her "kutsal alanı" taşıdığı semboller ve sadece var oluş biçimi ile çağlar ötesine taşıdığı hikayeler üzerinden okumak, Ayşe Tolga liderliğinde Nemrut'tan Göbeklitepe'ye enerji ve nefes çalışmaları yapmak - hem çok keyifliydi, hem de bana çok iyi geldi.



Aslında tek başına Ayşe Tolga'nın enerjisi bile ziyaret ettiğimiz yerleri veya gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri BAMBAŞKA deneyimlememiz için yeterliydi bence - ben Ayşe Tolga'nın bilgisine, ilgi duyduğu konulara hakimiyetine, bilgiyi aktarma yetkinliğine ve bulunduğu ortama hayat verme enerjisine gerçekten hayran kaldım.


Erhan Altunay ise benim bu tur sayesinde tanıdığım müthiş bir insan. Sembolizm, mitoloji ve dinler tarihi ilgi alanınıza giriyorsa, bu coğrafyanın tarih kitaplarında anlatılmayan gizemlerine meraklıysanız anladığım kadarı ile 14 tane kitabı var. Hatta hatta 4 tanesini StoryTell'de dinleyebiliyorsunuz, ben tam bu geziden önce "Kadim Cadılık Öğretisi: Wicca" kitabını dinlemiştim. Muhteşem!


Tur özelinde söyleyeceklerim aslında bu kadar.


Ben hem bu turu, hem de ikinci kez bir programına katıldığım Başka Rota'yı çok tavsiye ederim. Her defasında görüşmeye devam etmeyi umduğum müthiş insanlar kattı hayatıma, ana rehberler dışında operasyonel olarak bizi sağdan soldan toplayan rehberlerimizde çok tatlı ve iyi niyetliydi - örneğin bu turda Sevgili Kemal Bey'in titizliği ve enerji çalışmalarında ortadan kaybolmaları - benim için 4 günün unutulmazlarındandır.


Ben bu yazımda Harran'ı veya Göbekli Tepe'yi de tekrar tekrar anlatmayacağım - buralarla ilgili bildiklerimi ve izlenimlerimi merak edenler pandemi öncesi Medipol Üniversitesi'nden hocalarımla profesyonel bir çerçevede yaptığımız ziyaret sonrasında hazırladığım "Buluntular ve Keşfedilmeyi Bekleyenlerle Göbekli Tepe" ve "Saraylar, Hamamlar, Parfümler... Urfa'da Sihirli Bir Keşif Gezisi" başlıklı yazılarıma bakabilirler.


Ben size bu yazıyı, Ayşe Tolga sayesinde keşfettiğim sihirli bir yeri - Soğmatar Harabelerini anlatmak için hazırladım...



Süryânice kitabe der ki: “Tanrı bu heykeli Ma'na için 476 yılının Mart ayının 13'ünde emretti”

Bu heykelin Güneş Tanrısı Şamaş'ı temsil ettiği tahmin edilmektedir.


Bir kere bence "Soğmatar" ismi bile çok etkileyici. Daha gitmeden insana özel bir şeyle karşılaşmak üzere olduğunu hissettiriyor...


Ne demek" Soğmatar"?


“Soğmatar” Arapça yağmur anlamına gelen “Matar” kelimesinden türemiş. Günümüzde “Yağmurlu” olarak anılan köy, zamanında Tektek Dağları'nın mevsimsel olarak bol yağmur alan bir bölgesiymiş - burada yaşayan halk, kış ve bahar aylarında sarnıç ve kuyularda biriktirdikleri su ile yazın dağlarda otlattıkları koyun ve keçi sürülerinin su ihtiyacını karşılarmış.


Harran’a yaklaşık 1 saat mesafede bulunan Soğmatar Harabeleri, sahip olduğu bazı dinsel motiflerin işaret ettiği üzere, MS II. yy’da Part saldırıları nedeni ile Urfa bölgesini terk eden insanlar tarafından kurulan Şuayb Şehri'nin İslam Dönemi'ne kadar mezarlığı ve ibadet merkezi olmuş.


Bununla beraber yedi tepe üzerine oyulmuş kabartma tanrı figürleri, heykelleri, yazmaları ve taş tapınakları ile yedi gök cismine ithaf edilmiş bu kutsal alanın, yapılan çalışmalar ışığında, en az 5000+ yaşında olduğunu tahmin ediliyor...

Bugün Soğmatar’da Harran Üniversitesi’nin kendi imkanları ile yaptığı çalışmalar; Ay tanrısı Sin'e tapınılan bir mağara (Pognon Mağarası), yamaçlarında yer yer tanrı kabartmalarının ve zemine kazılmış yazıtların olduğu bir tepe (Kutsal Tepe), 6 adet kare ve yuvarlak planlı mozole (Anıt Mezar), iç kale ve ana kayaya oyulmuş çok sayıda kaya mezarını ortaya çıkartmış.