Siz Hiç Bir Pastane İçin Üzüldünüz Mü?


Senelerce annemle Beyoğlu'na her gittiğimizde "Parmak yalatan Jimmy's'de" (artık yok) kızarmış tavuk yiyip, sinemamızı izleyip, bir kaç sanat galerisi gezdikten sonra günümüzü Burç Lebon'da birer porsiyon profiterol ile sonlandırdık...


Ben hala bugün her Beyoğlu'na gittiğimde, işim her neyse - mutlaka ama mutlaka - başında veya sonunda bir zaman yaratıp Lebon’a gider, profiterol yerim. Vaktim varsa kendi demledikleri çaydan içerken sokakta gelen geçeni izler veya kitap okurum.


Hele bir de mevsim kışsa, dışarının soğuğu ve yağmuru o kadar güzel eşlik eder ki bu keyifli anlara...


Kendi hayatıma baktığımda, sevgiyle hatırladığım zamanların ve insanların kesişiminde duran Burç Lebon'un 31 Aralık'ta kapanacak olduğunu öğrendiğimde nasıl üzüldüm anlatamam...


Eski bir dostumu, amansız bir hastalığa kaybediyormuş gibi hissediyorum.


Söylemesi çok garip geliyor ama aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz tüm çalışanların gençliklerini biliyorum...



Gerçekten İstanbul'da artık böyle yerler parmakla gösterilecek kadar az.


Burç Lebon bir daha açılmamak üzere kapanırsa; hem gerçek bir eski İstanbul pastanesi yok olmuş, hem de Noel keki Christstollen, Rus Paskalya keki Kuliç, sakızlı paskalya çöreği ve hiç bir yerde benzeri olmayan - senelerdir yemelere doyamadığım - Lebon profiterol reçeteleri de tarihe gömülmüş olacak.


Yenilenmeyen kira kontratları ve pandemi sürecine kaybetmekte olduğunuz bu pastaneyi kapanmadan mutlaka ziyaret edin - profiterolleri ve yaklaşmakta olan Noel lezzetlerini deneyimleyin.


Lezzeti, kalitesi, çalışanları, sadeliği ve en önemlisi zarif ruhundan etkileneceksiniz.


Umarım The Independent'da okuduğum üzücü haber ve senelerdir bu pastanenin müşterisi olan onca kıymetli insan - sürecin farklı işlemesi için vesile olur, İstanbul tükenmekte olan köklü değerlerinden birini daha kaybetmez.

3 görüntüleme0 yorum